Geçen yıl Maldivler tatili daha bitmeden yeniden gelmeye karar vermiştik. Eşim mercan atollerini, atollerdeki adaları inceledi. Geçen yıl kuzey atolündeymişiz. Bu sene güney atolüne gidip birkaç ada gezelim, dedi. Açıkçası ada değiştirmeye çok sıcak bakmadım. Benim için hepsi aynı okyanusta. Bu kadar da sığ bir insanım:)
Biletleri yine Abu Dabi aktarmalı aldık. Çocukların takvimi bu sefer uymadı. Sanırım çocuklar olmadan ilk tatilimiz.
Abu Dabi'ye ilk defa bindiğimiz Air Arabia ile uçacağız. Diz mesafesi çok iyiydi. Uçuşa başlarken sefer duası okundu.
Abu Dabi Havalimanı yine çok rahattı. Önce yemek yedik. Ayaklarımızı uzatıp uçuş saatini bekledik.
Etihad, uçağın kapısında Maldivler'e giriş için gereken immigration belgesini istedi bizden. İstanbul'da uçuşu beklerken formu doldurmuş ve karekodları hazırlamıştık. Gösterdik. Bu arada geçen yıl Maldivler'den çıkarken de bu formu doldurmak gerekmişti. Bu yıl çıkış için forma gerek kalmadı.
Yolculuk rahattı. Battaniye ve kulaklığı yukarı kaldırınca koltuklar rahat:)
Oyun oynadık, film izledik. Çok dağlık bölgelerden geçtik.
Eşimin ekranında genelde uçuş rotası vardı. Nerelerde olduğumuzu sordum, durdum.
Yaklaşık 4 saatlik bir uçuşun ardından manzara müthişti.
Male Havalimanı küçük. Pasaport kontrolünde doldurduğumuz formun karekodunu da okutarak geçtik. Eşyalarımız en son x-rayden geçti. Ülkeye alkol sokmak yasak.
Çıkmadan biraz dolar bozdurduk. Çıkınca şu yol var:
Limanda bineceğimiz tekneyi bulamadık. Otel sahibi ile iletişime geçtik. Önce Maafushi adasına kadar halk teknesine bineceğiz. Orada da otelin göndereceği özel tekneye geçeceğiz.
Öyle de oldu. Sıkıntısız transferi gerçekleştirdik.
Limanda bizi karşıladılar, golf arabasıyla otelimize götürdüler. Okyanusa bakan, güzel bir oteldi. Tedbirli davranarak sadece 2 gün rezervasyon yapmıştık.
Bu adada da sadece bikini beachte yüzmek mümkün. Tüm ülkede böyle. Erkekler ise; belirli kıyafet şartları ile her yerde yüzebiliyor.
Bikini plajı böyle. Büyük ve şemsiyeli, şezlonglu.
Adayı keşfetmek kolay. Sanırım en uzak noktası 500 metre.
Kahvaltıda iki seçenek var: Lokal ve continental. Eşim hep lokal kahvaltı tabağını tercih etti.
Kahvaltı, okyanusa bakan bir kamelyada servis edildi.
Otelin hemen yanında aynı işletmeye ait bir kafe vardı. Öğlenleri genelde oraya gittik.
Akşamları da değişik restoranları deneyimledik. Genelde limana yakınlardı.
Plaja giderken hemen plajın yanında bir otel görmüştük.
Hemen önünde yüzülemiyor ama turistler şezlonglarda güneşleniyordu. Plaja hemen yakın olunca buraya geçelim dedik. Burası da aynı işletmeninmiş. Eşyalarımızı buraya taşıdılar. Böylece bikini plajına iyice yakınlaştık:)
Hava genelde 30 derece civarındaydı. Bazı günler yağmur yağdı. Zemin tamamen kum olmasına rağmen su birikintileri hemen okyanusa ulaşıyordu.
Adaya çok yakın başka adalar da var.
Bir defa merkezdeki bir kafede pizza yedik.
Birkaç akşam da limandaki bir restorana gittik.
Üst katta, esintili bir yerdi. Müşterilerle ilgilenen kadın Makedonmuş. Eşimle bolca sohbet ettiler (Tercümanlık yaptım). Bizim için Cansever çaldı:) Burada dalış turları düzenliyormuş.
Akşamları adada gezdik.
Mavi olan halk teknesi. Belli saatlerde kalkıyor. Yalnız ilginç olan, saniye sekmiyor. Dakikası gelince hareket ediyor. Cuma günü hafta tatili olduğu için bu halk tekneleri çalışmıyor. Sadece özel firmalar çalışıyor.
Kahvaltımızı okyanusa karşı yaptık, plajda yüzdük, kitap okuduk. Bu arada e-sim kartı almıştım. Onu kullandık. Otel ve restoranlarda da wi-fi iyiydi.
Burası otelin bahçesi. Restoranlar, isterseniz sahile ambiyanslı masa hazırlıyorlar:)
Bu fileli oturma yerlerinden her yerde var. Tüm evlerin önünde, sokaklarda...
Bu deniz aracı dışında adada araç yok:) Ulaşım için golf arabaları ve motosiklet kullanıyorlar. Yalnız adada büyük bir otel inşaatı var. O bitince sanki adada bir çok şey değişecek.
Plajdan çok memnunuz. Her gün aynı insanları görünce tanışılıyor haliyle. Tanıştığımız herkes İstanbul'da saç ektirmiş:)
8 gün nasıl geçti, anlayamadık. Uçağımız sabah erken olduğu için bu adadan Male'ye transferimiz mümkün değil. Biz de bir gece başkentte kalacağız.
Bir sabah adaya veda ettik. Bizi limana bıraktılar.
Sanırım 2 saat sürdü.
Eşyalarımız bu kadar. İki sırt çantası, bir kabin boy valiz. O da buradan sonraki iklim için:)
Male Adası ile Hulhumale Adasını bağlayan köprü.
Kral Salman Cami, rengiyle dikkat çekiyor.
Tüm teknelerin kalktığı büyük bir noktada tekneden indik. Otelimiz yürüme mesafesinde. Devlet başkanının evinin ve bakanlık binalarının olduğu bir restoranda yemek yedik.
Açık büfe servisi vardı. Memurlar çoğunluktaydı. Kadınlar da vardı. Genel olarak elleriyle yemeği tercih ettiler. Güzel bir yerdi.
Otele eşyaları bırakıp taksiyle Hulhumale Adasına gittik.
Male'yi iş merkezi olarak düşünürsek, bu ada da yazlıkların olduğu bir yer havası verdi. Sahilde belirlediğimiz bir noktada taksiden indik.
Burada denizin ortasındaki bir platforma havuz yapmışlar.
Eşim burada yüzdü. Kadınlar da elbiselerle yüzebiliyorlardı ama ben sahilde oturmayı tercih ettim.
Adada biraz yürüdük.
Bir kafede dinlendik. Seneye bu adada da konaklamaya karar verdik.






















































































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder